Dilara Dolmacı, karakalemin detaylı gölge dünyasını gazete küpürlerinin tipografik dokusuyla buluşturduğu üretim pratiğini anlatıyor. Portrelerdeki bakışların hikâyesinden geçmişin gazete sayfalarıyla kurulan zamansız bağa uzanan söyleşi, çizim ve kolajın kesişim alanına odaklanıyor.

1. Kendinizden biraz bahseder misiniz?
Cevap: Ben Dilara Dolmacı. Karakalem ve gazete kolajını bir arada kullanarak özellikle portreler üzerine çalışıyorum. Portre ve karakalem üzerine eğitimler aldım. Sanata ilgim uzun zamandır hayatımın bir parçasıydı ve zaman içinde karakaleme daha fazla yönelerek kendi tarzımı oluşturmaya başladım. Özellikle portre çalışmaları ve gazete kolajı zamanla üretimimin merkezine yerleşti. İnsan yüzleri, ifadeler ve farklı karakterler çalışmalarımda önemli bir yer tutuyor. Karakalemin detaylı ve gerçekçi yapısını gazete parçalarıyla birleştirerek kendi tarzımı geliştirmeye devam ediyorum.
Cevap: Karakalemle çalışmayı her zaman çok sevdim. Bir süre sonra çalışmalarımda farklı bir malzeme kullanma fikri oluştu ve gazete parçalarını denemeye başladım. Karakalemin gölgeleri ve detaylarıyla gazetenin yazı ve dokusunun birbirini tamamladığını fark ettim. Zamanla bu iki tekniği birlikte kullanmaya başladım ve bugün çalışmalarımın önemli bir parçası haline geldi.
3. Gazete küpürleri sadece görsel bir fon mu, yoksa seçtiğiniz metin veya haberlerin portrelerle kavramsal bir bağı var mı?
Cevap: Benim için gazete parçalarının öncelikle görsel olarak çalışmaya katkısı önemli. Yazılar, farklı punto ve dokular portreye farklı bir hava katıyor. Elbette bazen gazetedeki bir kelime veya haberin içeriği de çalışmayla örtüşebiliyor ama bunu her zaman özellikle planlamıyorum. Daha çok ortaya çıkan görsel bütünlüğe ve çalışmaya kattığı hisse önem veriyorum.
4. Siyah-beyaz bir paletle çalışmak, insan yüzlerindeki duygusal derinliği ve karakteri öne çıkarmada nasıl bir imkân sağlıyor?
Cevap: Siyah-beyaz çalışmak benim için ifadeyi daha ön plana çıkarıyor. Renkler olmadığında dikkatin daha çok yüzün detaylarına, bakışlara ve gölgelere yöneldiğini düşünüyorum. Özellikle portrelerde küçük bir ifade değişikliğinin bile karakteri değiştirebilmesi benim için çok etkileyici.
5. Bir portreye başlarken sizi çeken temel şey nedir; belli bir ifade mi, bakışlardaki bir hikâye mi yoksa figürün formu mu?
Cevap: Genellikle ilk dikkatimi çeken şey ifade ve bakışlar oluyor. Bir yüzde belirgin bir duygu ya da karakter gördüğümde onu çizmek istiyorum. Daha sonra yüzün formu ve detayları üzerinde çalışmaya başlıyorum. Bazen de bir fotoğrafın genel atmosferi beni etkileyebiliyor.
6. Çizim süreci esnasında karakalemin kendiliğindenliği ile kolajın daha planlı yapısını nasıl dengeliyorsunuz?
Cevap: Karakalem kısmında daha özgür ilerliyorum. Çizim sırasında gölgeler, ifadeler ve detaylar zaman içinde şekillenebiliyor. Kolaj kısmında ise parçaların nereye geleceğini biraz daha önceden düşünmek gerekiyor. İkisini bir araya getirirken benim için önemli olan, kolajın çizimi tamamlaması ve portreyle bütünleşmesi.
7. Eserlerinizde izleyiciye sadece bir yüz göstermekten ziyade bir duygu hissettirmeyi amaçladığınızı belirtiyorsunuz; bu hissi aktarırken en çok zorlandığınız nokta ne oluyor?
Cevap: Bence en zor kısmı vermek istediğim duyguyu abartmadan yansıtabilmek. Portrelerde bunu çoğunlukla bakış ve yüz ifadesiyle anlatmaya çalışıyorum. İzleyicinin çalışmaya baktığında kendi duygusunu ve yorumunu da katabilmesi benim için önemli.
8. Gazete malzemesi zamanı, gündemi ve arşivi temsil eder. Portrelerinizdeki insan figürleriyle bu zamansal malzeme yan yana geldiğinde ortaya nasıl bir zamansızlık çıkıyor?
Cevap: Gazete geçmişten bir iz taşıyan bir malzeme, portre ise zamandan bağımsız bir anlatım gibi geliyor bana. İkisini bir araya getirdiğimde geçmişe ait bir malzemenin bugün çizilmiş bir portreyle buluşması hoşuma gidiyor. Böylece çalışmada hem geçmişten bir iz hem de bugüne ait bir his oluşuyor.
9. Üretim sürecinizde insan anatomisi ve yüz ifadeleri üzerine çalışırken kendi kişisel gözlemleriniz mi yoksa kurgusal anlatılar mı ağırlık kazanıyor?
Cevap: Kişisel gözlemlerim daha ağırlıklı diyebilirim. İnsan yüzlerini ve ifadelerini gözlemlemek benim için önemli. Çalışmaya bir fotoğrafla başlasam bile çizim sırasında kendi yorumumu katıyorum. Bu nedenle ortaya çıkan portre, başlangıçtaki görüntünün birebir aynısı olmaktan ziyade benim yorumumla şekilleniyor.
10. Çalışmalarınızın farklı sanat yayınlarında ve sergilerde yer alması, üretiminizi dışarıdan bir gözle değerlendirme biçiminizi nasıl etkiledi?
Cevap: Çalışmalarımın farklı insanlar tarafından görülmesi ve farklı yorumlar almak benim için çok değerli. Dışarıdan gelen yorumlar bazen benim çalışırken fark etmediğim şeyleri görmemi sağlıyor. Aynı zamanda üretmeye devam etmek ve kendimi geliştirmek için de motivasyon veriyor.